And the oscar goes to.....
sözde yazar
Sonunda 7 Mart gecesinde 82.Oscar ödülleri sahiplerini buldu. 'The Hurt Locker' geceye damgasını vurdu ve batılı gelişmiş bir ülkenin 82 yıldır yapmadığını yapıp, en iyi yönetmen ödülünü bir kadına Kathryn Bigelow'a verdi. İyi de etti.
Ben Avatar'ı eleştirip fazla şişirildiğini düşünenlerdenim. The Hurt Locker'ı henüz izlemediğimden yorum yapamayacağım. Ama 3 bomba imha uzmanının Irak'ta hayatta kalma mücadelesi oscar için yetmiş anlaşılan. Sonuçta Avatar savaş karşıtı bir filmdi ve oscar alamadı.
Up'ın en iyi animasyon ödülü, Christoph Waltz'ın en iyi yardımcı erkek ödülünü kazanmasına çok sevindim.
Bana göre ise senenin en iyi filmi Inglourious Basterds. Filmi izlerken baya eğlendim doğrusu. Oyunculuklar çok iyi ve diyaloglar yine bir Tarantino klasiği. Özellikle Christoph Waltz izlenesi ve bundan sonrada takip edilesi.
Benzer güzellikte bir filmi belki Filistinlilerde çeker birgün. Ne dersiniz?
Ben Avatar'ı eleştirip fazla şişirildiğini düşünenlerdenim. The Hurt Locker'ı henüz izlemediğimden yorum yapamayacağım. Ama 3 bomba imha uzmanının Irak'ta hayatta kalma mücadelesi oscar için yetmiş anlaşılan. Sonuçta Avatar savaş karşıtı bir filmdi ve oscar alamadı.
Up'ın en iyi animasyon ödülü, Christoph Waltz'ın en iyi yardımcı erkek ödülünü kazanmasına çok sevindim.
Bana göre ise senenin en iyi filmi Inglourious Basterds. Filmi izlerken baya eğlendim doğrusu. Oyunculuklar çok iyi ve diyaloglar yine bir Tarantino klasiği. Özellikle Christoph Waltz izlenesi ve bundan sonrada takip edilesi.
Benzer güzellikte bir filmi belki Filistinlilerde çeker birgün. Ne dersiniz?
Salı, Mart 09, 2010
avatar
,
Christoph Waltz
,
genel
,
Kathryn Bigelow
,
oscar
,
Quentin Tarantino
,
The Hurt Locker
When I am Sad
sözde yazar
Flash'ta hazırlanmış 4 dakikalık bir animasyon. Çok şirin, harika bir film olmuş. İzleyelim, izlettirelim :)
Pippa'ya Mektubum
sözde yazar
'Sevgili Pippa, aslında kaybolduğunda hepimiz başına geleni tahmin edebiliyorduk. Çünkü bu ülkede kadın olmanın ne demek olduğunu biliyorduk.' diyor Pippa'ya Mektubum filminin yönetmeni Bingöl Elmas...
Hepimizin hala hatırladığı olay 31 Mart 2008'de yaşandı. Barış için yürüyen gelin Pippa Bacca, Gebze'de tecavüze uğramış ve öldürülmüştü.
Bingöl Elmas, Pippa'nın yarım kalan yolculuğunu bitirmek için bu sefer siyah gelinlikle yola çıkıyor. Yolda karşılaştığı öyküleri anlatıyor bizlere. Amaç hala insanlara inanmak ve güvenmek.
Yol boyu otostop çekiyor, insanlar onu uyarıyor sürekli. Ee ne de olsa tek başına bir kadın yollarda otostop çekiyor hem de siyah gelinlikle. Çok tehlikeli! Tabi ki yalnız değil, ekip onu takip ediyor. Ama otostop çektiği insanlar bunu bilmiyor. Eğer Elmas elindeki kamerayı kapatsa belki de olaylar daha farklı gelişecek. Bunu bilmek dahi istemiyoruz.
Aklımza kötü şeyler getirmiyoruz, çünkü yola umutla çıkılmış. Hala insanlara güvenebilmek, korkuyla yaşamamak için. Amaç tecavüzcü avına çıkmak değil diyor yönetmen. Kimseyi yargılamıyor, kimseye kızmıyor. Bir adamın suçunu bütün bir topluma yüklemiyor.
Bu güzel çalışma ve cesareti için Bingöl Elmas'ı tebrik ediyorum. Filmi İf!İstanbul kapsamında cumartesi günü izledim. Bugün bir gösterim daha var sanırım.
Sonraki gösterimler için www.asminfilm.com'u takip edebilirsiniz.
Hepimizin hala hatırladığı olay 31 Mart 2008'de yaşandı. Barış için yürüyen gelin Pippa Bacca, Gebze'de tecavüze uğramış ve öldürülmüştü.
Bingöl Elmas, Pippa'nın yarım kalan yolculuğunu bitirmek için bu sefer siyah gelinlikle yola çıkıyor. Yolda karşılaştığı öyküleri anlatıyor bizlere. Amaç hala insanlara inanmak ve güvenmek.
Yol boyu otostop çekiyor, insanlar onu uyarıyor sürekli. Ee ne de olsa tek başına bir kadın yollarda otostop çekiyor hem de siyah gelinlikle. Çok tehlikeli! Tabi ki yalnız değil, ekip onu takip ediyor. Ama otostop çektiği insanlar bunu bilmiyor. Eğer Elmas elindeki kamerayı kapatsa belki de olaylar daha farklı gelişecek. Bunu bilmek dahi istemiyoruz.
Aklımza kötü şeyler getirmiyoruz, çünkü yola umutla çıkılmış. Hala insanlara güvenebilmek, korkuyla yaşamamak için. Amaç tecavüzcü avına çıkmak değil diyor yönetmen. Kimseyi yargılamıyor, kimseye kızmıyor. Bir adamın suçunu bütün bir topluma yüklemiyor.
Bu güzel çalışma ve cesareti için Bingöl Elmas'ı tebrik ediyorum. Filmi İf!İstanbul kapsamında cumartesi günü izledim. Bugün bir gösterim daha var sanırım.
Sonraki gösterimler için www.asminfilm.com'u takip edebilirsiniz.
Pazartesi, Şubat 15, 2010
Barış Gelini
,
belgesel
,
Bingöl Elmas
,
film
,
genel
,
Pippa Bacca
'My Way' Cinayetleri
sözde yazar
Sabah sabah çok güldüm bu habere. Şarkı yüzünden kaç ölüm yaşandığıda bilinmiyormuş, adamlar bahane arıyorlar demek ki. Neyse bizde ki yan baktın, ters baktın bahanelerinden daha hallice gibi: )
Amerikalı şarkıcı Frank Sinatra’nın en ünlü parçalarından “My Way”, cinayetlere yol açtığı için Filipinler’deki karaoke barların birçoğunda listeden çıkarıldı, hâlâ olanlarda ise insanlar korkudan şarkıyı seçmeye cesaret edemiyor.
Şiddet kültürünün baskın olduğu ülkede “My Way” şarkısı yüzünden kaç ölüm yaşandığı ya da ne kadar kavga çıktığı tam olarak bilinmiyor, ancak basında son 10 yılda en az 6 ayrı “My Way” cinayeti haberi yer aldı. “My Way” cinayetleri genelde karaoke yapan kişi şarkısını bitirdikten sonra kendisiyle dalga geçilmesi yüzünden başlayan kavgalarda gerçekleşiyor.
New York Times gazetesinin haberine göre, başkent Manila’da şarkıcılık okulu sahibi Butch Albarracin, şarkının sözlerinin insanda kendini beğenmişlik yarattığını öne sürererek, “Bir hiç olanlar, kendilerini bir şey sanıyor. Bu yüzden kavgalar çıkıyor” diyor. Manilalı Alisa Gabby ise polis olan amcasının “My Way” söyleyen arkadaşına gülenlere silah çekmesinin ardından aile içinde bile şarkıyı söylemediklerini ifade etti. Ancak “My Way” taraftarları, şarkıyla ilgili ölüm oranının yüksekliğini karaokede en çok “My Way” söylenmesine bağlıyor, ayrıca şarkının herkes tarafından biliniyor olması da kötü söyleyenlerle dalga geçilmesine yol açıyor.
Kaynak: Milliyet
Amerikalı şarkıcı Frank Sinatra’nın en ünlü parçalarından “My Way”, cinayetlere yol açtığı için Filipinler’deki karaoke barların birçoğunda listeden çıkarıldı, hâlâ olanlarda ise insanlar korkudan şarkıyı seçmeye cesaret edemiyor.
Şiddet kültürünün baskın olduğu ülkede “My Way” şarkısı yüzünden kaç ölüm yaşandığı ya da ne kadar kavga çıktığı tam olarak bilinmiyor, ancak basında son 10 yılda en az 6 ayrı “My Way” cinayeti haberi yer aldı. “My Way” cinayetleri genelde karaoke yapan kişi şarkısını bitirdikten sonra kendisiyle dalga geçilmesi yüzünden başlayan kavgalarda gerçekleşiyor.
New York Times gazetesinin haberine göre, başkent Manila’da şarkıcılık okulu sahibi Butch Albarracin, şarkının sözlerinin insanda kendini beğenmişlik yarattığını öne sürererek, “Bir hiç olanlar, kendilerini bir şey sanıyor. Bu yüzden kavgalar çıkıyor” diyor. Manilalı Alisa Gabby ise polis olan amcasının “My Way” söyleyen arkadaşına gülenlere silah çekmesinin ardından aile içinde bile şarkıyı söylemediklerini ifade etti. Ancak “My Way” taraftarları, şarkıyla ilgili ölüm oranının yüksekliğini karaokede en çok “My Way” söylenmesine bağlıyor, ayrıca şarkının herkes tarafından biliniyor olması da kötü söyleyenlerle dalga geçilmesine yol açıyor.
Kaynak: Milliyet
Pazartesi, Şubat 08, 2010
Cinayet
,
Dalga Geçme
,
Frank Sinatra
,
genel
,
Müzik
,
My Way
,
Yasak
Oscar adayları açıklandı
sözde yazar
Sonunda oscar adaylari aciklandi. Bu senenin en iyi film ödülünü Avatar'ın alacağı kesin. Ama en iyi yönetmeni alır mı bilinmez, The Hurt Locker sıkı bir rakip olabilir.
Erkek egemen oscar ödüllerinde bu sene bir kadın en iyi yönetmen ödülünü alır mı sizce?
Adaylar arasında 'Up'ı görmek beni çok mutlu etti. Senenin en beğendiğim filmlerinden. Umarım en iyi animasyon ödülünü alır.
En İyi film
The Hurt Locker/Ölümcül Tuzak
Avatar
An Education
District 9/ Yasak Bölge 9
The Blind Side
Inglourious Basterds/ Soysuzlar Çetesi
A Serious Man
Up/ Yukarı Bak
Up in the Air/ Aklı Havada
Precious: Based on the Novel Push by Sapphire
En İyi Yönetmen
James Cameron (Avatar)
Kathryn Bigelow (The Hurt Locker)
Quentin Tarantino (Inglourious Basterds)
Lee Daniels (Preciosus)
Jason Bateman (Up in the Air)
Erkek egemen oscar ödüllerinde bu sene bir kadın en iyi yönetmen ödülünü alır mı sizce?
Adaylar arasında 'Up'ı görmek beni çok mutlu etti. Senenin en beğendiğim filmlerinden. Umarım en iyi animasyon ödülünü alır.
En İyi film
The Hurt Locker/Ölümcül Tuzak
Avatar
An Education
District 9/ Yasak Bölge 9
The Blind Side
Inglourious Basterds/ Soysuzlar Çetesi
A Serious Man
Up/ Yukarı Bak
Up in the Air/ Aklı Havada
Precious: Based on the Novel Push by Sapphire
En İyi Yönetmen
James Cameron (Avatar)
Kathryn Bigelow (The Hurt Locker)
Quentin Tarantino (Inglourious Basterds)
Lee Daniels (Preciosus)
Jason Bateman (Up in the Air)
Oscar adayı filmleri ne zaman izleriz?
sözde yazar

Oscar'ın habercisi sayılan Altın Küre ödülleri geçtiğimiz hafta sonu sahiplerini buldu. Ödül listesini yayınlamayacağım elbette, isteyen google'layarak tam listeye ulaşabilir.
Benim derdim Türkiye'de yaşayan bir sinemasever olarak bu filmlerin büyük çoğunluğunun henüz gösterime girmemesi. Üşenmedim ve en azından ne zaman gösterime gireceklerini araştırayım dedim.
Öncelikle Golden Globe kazananlarından yola çıkalım.
En İyi Erkek Oyuncu (Drama): Jeff Bridges (Crazy Heart)
Crazy Heart 16 Aralık 2009'da ABD'de gösterime girmiş, Türkiye için henüz kesinleşmiş bir tarih yok.
En İyi Kadın Oyuncu (Drama): Sandra Bullock (The Blind Side)
The Blind Side 20 Kasım 2009'da ABD'de gösterime girmiş, Türkiye için henüz kesinleşmiş bir tarih yok.
En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal-Komedi): Meryl Streep (Julie & Julia)
Julie & Julia 07 Ağustos 2009'da ABD'de gösterime girmiş, Türkiye için henüz kesinleşmiş bir tarih yok.
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Mo'Nique (Precious)
Precious 7 Aralık 2009'da ABD'de gösterime girmiş, Türkiye için henüz kesinleşmiş bir tarih yok.
En İyi Yabancı Film: The White Ribbon (Michael Haneke - Germany)
The White Ribbon 13 Kasım 2009'da İngiltere'de gösterime girmiş, Türkiye için henüz kesinleşmiş bir tarih yok.
Oscar'a aday olması muhtemel filmlere bakalım:
Nine 25 Aralık 2009'da İngiltere'de gösterime girmiş, Türkiye için henüz kesinleşmiş bir tarih yok.
Invictus 11 Aralık 2009'da ABD'de gösterime girmiş. Biz 26 Şubat 2010'da izleyebileceğiz.
An Education 30 Ekim 2009'da ABD'de gösterime girmiş. Biz 19 Şubat 2010'da izleyebileceğiz (sevgiler günü haftası gösterime sokmak ve Aşk Dersi diye çevirmek kaydı ile).
The Lovely Bones 11 Aralık 2009'da ABD'de gösterime girmiş. Biz 26 Şubat 2010 'da izleyebileceğiz.
Shutter Island belirsiz tarihlere sahip, Şubat ve Mart arası değişiyor.
Birden çok sıkıcı oldum. Bu işe başlarken ben bile bu kadar uzun süreceğinin farkında değildim. Cidden tahminimden çok film varmış.
Cem Yılmaz'ın Yahşi Batı'sına aynı sinemada 4 salon birden ayırırken de, James Cameron'ın Avatar'ına 5 salon ayırırken de; yerli olsun yabancı olsun bir çok filme baştan şans tanınmıyor. Bir dağıtım ve gösterim sorunları silsilesi. Ortalığı istila etmiş kötü türk filmleri. Haliyle birçok filmin gösterime girmesi epeyce zorlaşıyor. Bize de beklemek düşüyor.
Çarşamba, Ocak 20, 2010
film
,
genel
,
golden globe
,
gösterim
,
gösterim tarihleri
,
oscar
,
ödül
,
sinema
19 Ocak'tan 19 Ocak'a
sözde yazar
Bugün için söylenebilecek kelime yok sanırım. Videoyu izlemek yeterli, buraya yükleyemediğim için linki aşağıda veriyorum.
Arkadan vuranların arkasında daha fazla durmamamız dileğiyle...
http://vimeo.com/8574224
Video tanıtım: Planladılar, öldürttüler, sakladılar, saklandılar... Hrant Dink'in öldürülmesinden sonraki iki yılda yaşanan adalet skandalının öyküsünü Ümit Kıvanç yazdı, Zuhal Olcay, Meral Okay, Banu Güven, Mehmet Ali Alabora, Şevval Sam, Mahir Günşıray, Hale Soygazi, Halil Ergün, Derya Alabora, Taner Birsel, Bennu Yıldırımlar, Erkan Can, Serra Yılmaz, Settar Tanrıöğen anlatıyorlar.
Arkadan vuranların arkasında daha fazla durmamamız dileğiyle...
http://vimeo.com/8574224
Video tanıtım: Planladılar, öldürttüler, sakladılar, saklandılar... Hrant Dink'in öldürülmesinden sonraki iki yılda yaşanan adalet skandalının öyküsünü Ümit Kıvanç yazdı, Zuhal Olcay, Meral Okay, Banu Güven, Mehmet Ali Alabora, Şevval Sam, Mahir Günşıray, Hale Soygazi, Halil Ergün, Derya Alabora, Taner Birsel, Bennu Yıldırımlar, Erkan Can, Serra Yılmaz, Settar Tanrıöğen anlatıyorlar.
Salı, Ocak 19, 2010
19 Ocak
,
adalet için
,
belgesel
,
Hrant Dink
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)