belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Searching for Sugar Man: Etkileyici Bir Belgesel
sözde yazar
Sixto Rodriguez adını ilk defa bu belgesel film sayesinde öğrendim. Rodriguez, 1942 Amerika doğumlu bir folk müzisyeni. Bob Dylan, Lou Reed ve diğer folk müzisyenleri ünlü olup müzik hayatlarında başarıyı yakalarken, şans Rodriguez'in yüzüne pek gülmemiş. Değeri bilinememiş bir müzisyen olarak tarihe geçti.
Dolandırıcı albüm şirketinin ve yapımcıların azizliğine uğramış Rodriguez'in, iki adet şahane stüdyo albümü mevcut. Cold Fact (1970) ve Coming from Reality (1971).
Belgeselden öğreniyoruz ki albümlerinin satışı Amerika'da 6'yı geçmeyen bu adam dünyanın başka bir yerlerinde Rolling Stones'dan bile daha ünlü. Güney Afrika'nın eşitlik yanlısı beyazları Rodriguez'e bayılıyor. Güney Afrika'da o zamanlarda ırk ayrımı ve şiddet hüküm sürmekteyken, bu düzene başkaldıran gençlerse ondan ilham alıyor. Albüm bulunamadığı için kopyalanarak çoğaltılıyor, korsan albümler elden ele dolaşıyor. Muhalif Sixto, Güney Afrika'da gerçek bir efsane!
Rodriguez, ise bu durumdan bihaber inşaatlarda, fabrikalarda en kötü şartlarda çalışmaya devam ediyor. Geceleri ise ara sıra leş gibi barlarda çalıyor şarkılarını. Fakir bir hayat sürüyor. Hiçbir işi yapmaktan da kaçınmıyor. Kızının belgeseldeki söylediklerinden anladığımız kadarıyla çocuklarına da sanat ve kültürle iç içe yaşamayı öğretmeyi ihmal etmemiş. Onları kütüphanelere, sergilere götürmüş. Kızı ilk önce bu tür yerlere gitmeyi yadırgadığını söylese de, sonradan fakir olmanın böyle yerlere gitmeye engel olmaması gerektiğini fark etmiş. Ve şu cümleyle durumu özetlemiş 'Fakir olduğumuz için bilgisiz olmamız gerekmiyordu'.
Bu hikaye kurgu da olsa etkileyici olurdu. Kelebek etkisi denen şey bu olsa gerek. Yaptığın bir şeyler dünyanın bambaşka yerlerinde insanların hayatlarını değiştiriyor.
Yönetmen Cezayir asıllı İsveçli Malik Bendjelloul. Arkasında böyle güzel bir hikaye bırakarak, yaklaşık bir ay önce intihar etmiş. Searching for Sugar Man belgeseli ile 2012'de Oscar ödülünü kazanmasaydı belki de pek çoğumuz Sixto Rodriguez'i ve etkileyici hikayesini bilmeyecektik.
Şu anda 72 yaşında olan Sixto Rodriguez ise geçmişte yapamadığını şimdi yapıyor ve konserler vermeye devam ediyor. Ve hak ettiği ilgiyi nihayet yakalamış olarak.
En sevdiğim şarkısıyla yazıyı noktalıyorum.
Pazar, Haziran 22, 2014
belgesel
,
Cold Fact
,
Coming from Reality
,
Güney Afrika
,
I Wonder
,
Irkçılık
,
Müzik
,
Rodriguez
,
Searching for Sugar Man
,
Sixto Rodriguez
,
Sugar Man
Çocuk Gelinler...
sözde yazar
!fİstanbul kapsamında geçtiğimiz haftalarda Evcilik isimli bir belgesel izledim. Yönetmeni Bingöl Elmas...
4 Kadın var filmde hikayesini paylaşan. Farklı coğrafyalarda, farklı yaşanmışlıkları anlatmışlar en samimi halleriyle.
İçim acıdı izlerken gerçekten. 11 yaşında bir kızın evlendirilebilmesini aklım alamıyor benim. İnan daha adet görmemiştim diyor Naze, ilk gecesini anlatırken. Nasıl olur da çocuk büyütürüm diyor Hayriye, daha kendim çocukken.
Aileler karar vermiş evliliklere. Biri hariç, Feride. Feride kendi kaçmış daha çocuk yaşta, çok çekmiş. Bir annesi var Feride'nin. Nasıl sahip çıkılır çocuğuma konusunda ders vermiş adeta. Tek başına, destek almadan ve kim ne der diye düşünmeden.
Kesintisiz eğitim var diye bütün bunların engellendiğini sananlardansanız benim gibi, o da bir işe yaramıyormuş maalesef. Jandarma sadece 15 gün takip ediyor ve sonrasında kızlar okuldan alınıyor. Takip işini yapamadıktan ve sistemi uygulayamadıktan sonra neye yarar kesintisiz eğitim.
Evcilik çocuk gelinlerin, travmalarını ve acılarını aktarıyor izleyiciye.
Evcilik'in öncesinde gösterilen Çocuk Gelin adlı kısa film de başarılı bir kurgu ile anlatılan başka bir genç kadının hikayesi. Hayatlar, yaşananlar, isimler farklı olsa da sonuç hep aynı. Gerçekleşmeyen hayaller, acı ve mutsuzluk...
http://www.ifistanbul.com/tr/if-filmler/Evcilik
4 Kadın var filmde hikayesini paylaşan. Farklı coğrafyalarda, farklı yaşanmışlıkları anlatmışlar en samimi halleriyle.
İçim acıdı izlerken gerçekten. 11 yaşında bir kızın evlendirilebilmesini aklım alamıyor benim. İnan daha adet görmemiştim diyor Naze, ilk gecesini anlatırken. Nasıl olur da çocuk büyütürüm diyor Hayriye, daha kendim çocukken.
Aileler karar vermiş evliliklere. Biri hariç, Feride. Feride kendi kaçmış daha çocuk yaşta, çok çekmiş. Bir annesi var Feride'nin. Nasıl sahip çıkılır çocuğuma konusunda ders vermiş adeta. Tek başına, destek almadan ve kim ne der diye düşünmeden.
Kesintisiz eğitim var diye bütün bunların engellendiğini sananlardansanız benim gibi, o da bir işe yaramıyormuş maalesef. Jandarma sadece 15 gün takip ediyor ve sonrasında kızlar okuldan alınıyor. Takip işini yapamadıktan ve sistemi uygulayamadıktan sonra neye yarar kesintisiz eğitim.
Evcilik çocuk gelinlerin, travmalarını ve acılarını aktarıyor izleyiciye.
Evcilik'in öncesinde gösterilen Çocuk Gelin adlı kısa film de başarılı bir kurgu ile anlatılan başka bir genç kadının hikayesi. Hayatlar, yaşananlar, isimler farklı olsa da sonuç hep aynı. Gerçekleşmeyen hayaller, acı ve mutsuzluk...
http://www.ifistanbul.com/tr/if-filmler/Evcilik
1001 Belgesel
sözde yazar
13. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali bu cuma yani 29 Ekim'de başlıyor. 4 kasım'a kadar sürecek olan etkinliğin gösterim mekanları Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Muammer Karaca Tiyatrosu ve Goethe Entitüsü.
Festival kapsamındaki bütün gösterimler ücretsiz!
Detaylı bilgi için: www.1001belgesel.net
İyi seyirler!
Festival kapsamındaki bütün gösterimler ücretsiz!
Detaylı bilgi için: www.1001belgesel.net
İyi seyirler!
Pippa'ya Mektubum
sözde yazar
'Sevgili Pippa, aslında kaybolduğunda hepimiz başına geleni tahmin edebiliyorduk. Çünkü bu ülkede kadın olmanın ne demek olduğunu biliyorduk.' diyor Pippa'ya Mektubum filminin yönetmeni Bingöl Elmas...
Hepimizin hala hatırladığı olay 31 Mart 2008'de yaşandı. Barış için yürüyen gelin Pippa Bacca, Gebze'de tecavüze uğramış ve öldürülmüştü.
Bingöl Elmas, Pippa'nın yarım kalan yolculuğunu bitirmek için bu sefer siyah gelinlikle yola çıkıyor. Yolda karşılaştığı öyküleri anlatıyor bizlere. Amaç hala insanlara inanmak ve güvenmek.
Yol boyu otostop çekiyor, insanlar onu uyarıyor sürekli. Ee ne de olsa tek başına bir kadın yollarda otostop çekiyor hem de siyah gelinlikle. Çok tehlikeli! Tabi ki yalnız değil, ekip onu takip ediyor. Ama otostop çektiği insanlar bunu bilmiyor. Eğer Elmas elindeki kamerayı kapatsa belki de olaylar daha farklı gelişecek. Bunu bilmek dahi istemiyoruz.
Aklımza kötü şeyler getirmiyoruz, çünkü yola umutla çıkılmış. Hala insanlara güvenebilmek, korkuyla yaşamamak için. Amaç tecavüzcü avına çıkmak değil diyor yönetmen. Kimseyi yargılamıyor, kimseye kızmıyor. Bir adamın suçunu bütün bir topluma yüklemiyor.
Bu güzel çalışma ve cesareti için Bingöl Elmas'ı tebrik ediyorum. Filmi İf!İstanbul kapsamında cumartesi günü izledim. Bugün bir gösterim daha var sanırım.
Sonraki gösterimler için www.asminfilm.com'u takip edebilirsiniz.
Hepimizin hala hatırladığı olay 31 Mart 2008'de yaşandı. Barış için yürüyen gelin Pippa Bacca, Gebze'de tecavüze uğramış ve öldürülmüştü.
Bingöl Elmas, Pippa'nın yarım kalan yolculuğunu bitirmek için bu sefer siyah gelinlikle yola çıkıyor. Yolda karşılaştığı öyküleri anlatıyor bizlere. Amaç hala insanlara inanmak ve güvenmek.
Yol boyu otostop çekiyor, insanlar onu uyarıyor sürekli. Ee ne de olsa tek başına bir kadın yollarda otostop çekiyor hem de siyah gelinlikle. Çok tehlikeli! Tabi ki yalnız değil, ekip onu takip ediyor. Ama otostop çektiği insanlar bunu bilmiyor. Eğer Elmas elindeki kamerayı kapatsa belki de olaylar daha farklı gelişecek. Bunu bilmek dahi istemiyoruz.
Aklımza kötü şeyler getirmiyoruz, çünkü yola umutla çıkılmış. Hala insanlara güvenebilmek, korkuyla yaşamamak için. Amaç tecavüzcü avına çıkmak değil diyor yönetmen. Kimseyi yargılamıyor, kimseye kızmıyor. Bir adamın suçunu bütün bir topluma yüklemiyor.
Bu güzel çalışma ve cesareti için Bingöl Elmas'ı tebrik ediyorum. Filmi İf!İstanbul kapsamında cumartesi günü izledim. Bugün bir gösterim daha var sanırım.
Sonraki gösterimler için www.asminfilm.com'u takip edebilirsiniz.
Pazartesi, Şubat 15, 2010
Barış Gelini
,
belgesel
,
Bingöl Elmas
,
film
,
genel
,
Pippa Bacca
19 Ocak'tan 19 Ocak'a
sözde yazar
Bugün için söylenebilecek kelime yok sanırım. Videoyu izlemek yeterli, buraya yükleyemediğim için linki aşağıda veriyorum.
Arkadan vuranların arkasında daha fazla durmamamız dileğiyle...
http://vimeo.com/8574224
Video tanıtım: Planladılar, öldürttüler, sakladılar, saklandılar... Hrant Dink'in öldürülmesinden sonraki iki yılda yaşanan adalet skandalının öyküsünü Ümit Kıvanç yazdı, Zuhal Olcay, Meral Okay, Banu Güven, Mehmet Ali Alabora, Şevval Sam, Mahir Günşıray, Hale Soygazi, Halil Ergün, Derya Alabora, Taner Birsel, Bennu Yıldırımlar, Erkan Can, Serra Yılmaz, Settar Tanrıöğen anlatıyorlar.
Arkadan vuranların arkasında daha fazla durmamamız dileğiyle...
http://vimeo.com/8574224
Video tanıtım: Planladılar, öldürttüler, sakladılar, saklandılar... Hrant Dink'in öldürülmesinden sonraki iki yılda yaşanan adalet skandalının öyküsünü Ümit Kıvanç yazdı, Zuhal Olcay, Meral Okay, Banu Güven, Mehmet Ali Alabora, Şevval Sam, Mahir Günşıray, Hale Soygazi, Halil Ergün, Derya Alabora, Taner Birsel, Bennu Yıldırımlar, Erkan Can, Serra Yılmaz, Settar Tanrıöğen anlatıyorlar.
Salı, Ocak 19, 2010
19 Ocak
,
adalet için
,
belgesel
,
Hrant Dink
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)


